Challenge'ın Cinsiyeti mi Olur? MW Challenge Deneyimi

Selamlar,

Öncelikle forumdaki ilk yazım olacak, dolayısıyla sürç-ü lisan edersem affola :slight_smile: Yaklaşık 9 senelik aradan sonra yeniden triathlon yarışlarına dönmek çok güzel, katıldığım organizasyon da güzel olunca tadından yenmiyor açıkçası…

Bir çoğunuzun tanıdığı triathlon milli takım antrenörü Mert Onaran önderliğinde 3 organizatörün ortaklığıyla ortaya çıkan ve kalıcı olmasını temenni ettiğim MW Challenge deneyimimi sizlerle paylaşmaya çalışacağım.

Öncelikle isimden bahsedelim… Ironman, Powerman, Norseman gibi erkek egemen organizasyonlara diss atarcasına “Challenge’ın Cinsiyeti mi Olur?” diyerek Man and Woman Challenge ismiyle yola çıkmışlar. Çok da güzel yapmışlar… Kadınları göklere taşıyan, seçme ve seçilme hakkının birçok modern Batı ülkesinden önce tanınmasını sağlayan bir Ata’nın torunlarına yakışır bir hareket… Tebrik ediyorum :clap: Yarış mesafeleri standartlara uygun olmasa da (1.2km yüzme / 60km bisiklet / 15km koşu) özellikle bisiklet ve koşudaki yükseklik kazanımı, yarışı bir orta mesafe haline getirecekmiş, Zalım lakaplı Mert Onaran’a göre… Söylediğinin ne kadar doğru olduğunu ertesi gün yarışta keşfedecektim :smiley:

Şimdi gelelim organizasyona…

DoubleTree by Hilton Bodrum Işıl Club Resort ile anlaşmalı olan organizasyon, direkt otelde gerçekleşti diyebilirim. Kit dağıtımı, sponsor standları, T1 değişim alanı, yarış sonrası dinlenme/beslenme alanı burada gerçekleşti/konumlandı. Bu da tabi özellikle otelde konaklayanlar için işleri çok kolaylaştırdı. Ben farklı bir bölgede konakladığımdan aracımla ulaşım sağladım.

Kit Dağıtımı ve Bisiklet Teslimi
Otele girişten otelden ayrılana kadar hem otel hem organizasyon yetkilileri tarafından Maske-Mesafe-Hijyen kurallarının uygulatılması,içinde bulunduğumuz dönemde başarılı bulduğum uygulamalardandı. Kit dağıtımında lisans ile başvurumu yapıp çantamı aldım. Çanta içinden Ironman organizasyonlarında da kullanılan değişim çantaları (dropbag’ler), kask, bisiklet, ve kemer için numaralar, bone ve sponsor hediyeleri çıktı. Bisikleti de değişim alanına teslim edip son kontrolleri yapıp ertesi günkü yarışa mental olarak hazırlanmak adına otelden ayrıldım.


Yarış Günü
Yarış sabahı erken kalkıp pratik bir kahvaltı yaparak arabayla Hilton’a geçtim. Bisiklet lastik basınçlarını kontrol edip suluğu yerleştirip start için moda girmek üzere sahil kısmına geçtim. Yarış startı 0700 olarak planlıydı. Su sıcaklığı erken saatlerde düşük olduğundan wetsuitimi kuşandım ve artık hazırdım. Start alanına girmeden yüzücüleri tempolarına göre 20 dakika altı, 20-25, 25-30 vs. gibi gruplara ayırarak dizilmeleri yönünde defalarca uyardılar. start için dizildikten sonra kimsenin " ben iyi yüzücüyüm bi saniye öne geçeyim" gibi karmaşa yaratmadığını, herkesin sırasını bekleyerek suya atladığını görmek çok güzeldi. Sonuçta her şeyi organizasyondan bekleyemeyiz, biz de sorumluluk almalıyız ve bilinçli olmalıyız değil mi? :slight_smile: Start’ı pandemi koşullarına uygun olacak şekilde 3’erli olarak iskeleden 5’er saniye arayla verdiler. 0705’te ilk düdük sesi duyuldu ve artık yüksek adrenalin eşliğinde adım adım iskeleden suya atlayacağım noktaya ilerlemeye başladım…
Tam starta gelirken aklımda şu Mike Tyson sözü triathlona uyarlanmış haliyle parladı…

“Herkesin suya atlayana kadar bir planı vardır…”

Yüzme
İlk kez wetsuit ile yarışmak, 9 sene aradan sonra kalabalık içinde mücadele vermek, kerteriz almayı unutmuş olmak gibi durumlara teker teker adapte olduktan sonra antrenman yaparmış gibi tempoya yerleşip nispeten rahat bir şekilde yüzmeyi tamamladım. Kerteriz problemleri ve insanları sollama girişimleri dolayısıyla 188 metre fazla yüzdüm ama sudan fena olmayan bir derece ile çıktım…


Transition-1
Sudan çıkıp T1 değişim alanına ulaşana kadar wetsuiti çıkaracak epey zaman buldum, bu da wetsuit tecrübesi olmayan ben için oldukça faydalı oldu. T1’de wetsuiti çıkarıp değişim çantasına tıkıştırdım. Çoraplarımı giyip gözlüğümü ve kemerimi taktım, kaskıma ve bisikletime tam gaz koşmaya başladım. Kaskı takıp bisikleti T1 çıkışına koşturmaya başladım. Bisiklete atlayıp ayakkabılarımı giymem oldukça zaman aldı, çünkü bunu yarış öncesi denememiştim. Buradan güzel bir öğrenilmiş ders çıktı diyebilirim.

Bisiklet
Bir önceki gün yaptığım keşif turunda bisiklet parkurunda nerede hangi vites ile hangi kadansla gideceğimi kafamda planlamıştım, dolayısıyla bu tarz ayarlamaları otomatik yaptım. 2 şeridin biz yarışçılar için kapatılmış olması harikaydı. Trafik düzenlemesi konusunda kolluk kuvvetlerine ve organizatörlere bir kez daha teşekkürler. Bisiklet etabı 2,5 tur olarak planlanmıştı. son 0,5 turun en tırmanışlı kısmı içermesi üzdü bizi tabi ama olsundu :slight_smile: Yarışın turlu olması rakipleriniz ile aranızdaki mesafeyi ölçebilmenizi ve buna bağlı olarak tempo ayarlaması yapabilmenizi sağlıyor. Dolayısıyla bu tarz nimetlerden faydalanmayı da ihmal etmedim tabi :slight_smile: Aero olmayan bir bisiklet ile bol tırmanışlı bir parkurda fena olmayan bir ortalama ile bisiklet etabını tamamladım.



Transition-2
Bisikletten koşuya geçiş sırasında, genelde Ironman gibi organizasyonlarda elit atletlere uygulandığını görmüş olabileceğiniz bir uygulama vardı. Bisikletleri görevli arkadaşlar alıyor, siz direkt değişim çantasına koşuyorsunuz. Tabi yüksek adrenalinle benim bisikleti almaya çalışan arkadaşla biraz çekiştik ama sonradan bisikleti bırakmayı akıl ettim :smiley: Hızlıca ayakkabılarımı giyerek kendimi koşu parkuruna attım. Hesaplarıma göre yaş gruplarında üçüncü genel klasmanda 12nci olarak koşuya başladım.

Koşu
Teknik toplantı sırasında belirtildiği gibi parkurun büyük çoğunluğu patika şeklinde idi. Ancak kimse bize keçi patikalarında koşacağımızı söylemedi :smiley: Ah Zalım Mert Onaran ah… Daha ilk tırmanışa geldiğimde her iki bacağıma birden kramp girdi. O an koşunun istediğim gibi geçmeyeceğini anladım. Benim için hedef yarış olmayan, tecrübe kazanmak ve eğlenmek için geldiğim bu yarışta sakatlanma riskini göze alamazdım. O yüzden vücudumu zorlamadan en iyi ve sağlıklı şekilde koşuyu bitirmeye karar verdim.

Nitekim bazı bölgelerde zemin o kadar taşlıydı ki yüksek tempoda kontrolü azaltarak koşanlardan düşenler/sakatlananlar oldu. Nihayet patika bitti ve finish’e ulaşmak için bisiklet sürdüğümüz asfalt yoldan otel girişine doğru tempomu arttırdım ve sakatlık/problem yaşamadan yarışı tamamladım.

Öğrenilen Dersler:

  • Asla yarışta herhangi bir şeyi ilk kez denemeyin, (ayakkabı, izotonik su, sürüş şekli, sele yüksekliği, wetsuit, çorap, forma aklınıza daha ne gelirse) zira problem yaşamanız yüksek ihtimaldir…
  • Asla yetersiz antrenmanla vücudunuzu zorlayacak eforlara girmeyin. Hırslarınızla değil, antrene ettiğiniz vücudunuzla yarışın…
  • Daima keyif alın :slight_smile:

Umarım seneye katılmak isteyecekler için açıklayıcı bir deneym yazısı olmuştur. Detay isteyenlerle ayrıca konuşabiliriz.

Sağlıkla kalın…

Burak

6 Beğeni

Öncelikle tebrik ediyorum. Harika anlatmışsın, oradaymış gibi hissettirdi. :clap::clap::clap:

2 Beğeni

işte beklediğim bir yarış raporu :clap: :clap: :clap:

Tebrik ediyorum. Bu yarışın zorlu olacağını tahmin ediyorduk ama sayenizde bunu teyit etmiş olduk.
İlkin günahı olmazmış ve MW Challenge bence sınıfı taktirle geçmeyi başardı daha ilk senesinde.
Seneye inşallah hep birlikte yarışırız bu parkurda pandemi gölgesinden kurtulup. :pray:

3 Beğeni