Dursunbey Kros Duatlonu’ nun Gizli Yıldızı Kim?

Hafta sonunda Balıkesir’ in ilçesi Dursunbey’ de olumsuz hava şartlarına rağmen Türkiye Kros Duatlon Şampiyonası koşuldu. Bu yıl ikinci kez koşulan yarışa toplamda 136 sporcu kayıt yaptırırken, 114 atlet start aldı.

Bu yılki kros duatlon yarışında ilk seneye göre bazı önemli ve farklı değişikliklere şahit olduk. Bunlardan ilki yarış öncesi yazımda belirttiğim gibi yarışın standart mesafeden sprint mesafeye indirilmiş olmasıydı. Böylesine zorlu bir yarışın çetin kış şartlarında gereğinden fazla uzun olması zaten düşük olan katılımın daha da az olmasına neden olabilirdi.

İkincisi ise yarış mesafelerinin hem reglemanda, hem de teknik toplantıda metresi metresine kadar net olarak açıklanmış olmasıydı ki bu çok önemli bir gelişme. Umarım bu mesafelerin tam olarak net açıklanması konusundaki hassasiyet süreklilik arz eder.

Üçüncü değişiklik ise yine teknik toplantıda açıklandığı üzere cumartesi günü kit dağıtımına yetişemeyen sporcular için pazar sabahı kit dağıtımı yapılacağı bilgisi oldu. Bilhassa cumartesi çalışan ve aynı gün iş çıkışında yola çıkan yaş grubu sporcuları için çok büyük kolaylık. Bu uygulamanın ilerdeki yarışlarda devam etmesi katılım sayısını olumlu yönde etkileyecektir.

Bu yazımda Dursunbey Kros Duatlonu’ nu analiz etmeden önce başlıkta belirttiğim yarışın Gizli Yıldız’ dan bahsetmek istiyorum.

Dursun Kros Duatlonu’ nun Gizli Yıldızı

Birçoğunuz, yazının başlığına bakarak sorunun cevabını; organizasyon, federasyon ya da yerel yönetim gibi düşünmüş olabilirsiniz. Her ne kadar saydığım üçlüyü zaman zaman eleştirsem de verilen emeklere ve ortaya konan işe saygı duyuyor ve her zaman teşekkür borçlu olduğumuzu düşünüyorum. Yalnız bu yazıda organizasyonda emeği geçenleri değil de aslında pek az kimsenin bildiği Dursunbey’deki bir başka yıldızdan bahsetmek istiyorum.

Bu bilgiden sonra sanırım merakınız bir kademe daha artmıştır, uzatmadan hemen açıklayayım. Bana kalırsa Dursunbey’ deki “Gizli Yıldız” ve enteresan kişilik Cevdet Alyılmaz’ dır. Hemen nedenini de açıklayayım. Cevdet Alyılmaz aslında içimizden biri ve tam bir spor yürek. İçimizden biri olmasına karşın onu bizlerden farklı kılan özelliği ise yarı süper insan olması. Neden mi? Çünkü Cevdet Alyılmaz Dursunbey yarışından bir hafta önce 2500m irtifa kazanımlı 54km’ lik Nif Ultra Trail yarışını 5 saat 40 dakikada koşmuş.

Nif onu kesmemiş olsa gerek ardından gelen haftasonu cumartesi günü (Dursunbey’ den bir gün önce) 4700m kazanımlı 120km’ lik Efes Ultra Maratonu’ nunu 15 saatte bitirmiş. Buraya kadar tamam, zaten o iyi bir ultracı diyebilirsiniz ama asıl film burada başlıyor. Çünkü cumartesi sabahı 07’ de start aldığı Efes 120k yarışını akşam 10 sularında bitirip o yorgunlukla yola koyulmuş. Evine gidip bisiklet ve eşyalarını hazırlayan Alyılmaz gece geç saatlerde soğuk ve karlı bir havada yola koyulmuş. Aslında cumartesi günü yollar boş olur ve çabucak İzmir’ den Balıkesir’ e varırım diye düşünürken yolda kar engeli ile karşılaşmış ve Dursunbey’ e varışı sabaha karşı 04.30’ da bulmuş. Yaklaşık 3 saatlik uykudan sonra sabah kalkıp yarış yerine gitmiş…

Buradan sonrasını Cevdet Alyılmaz’ ın kendi ağzından okuyalım.

“O gün yaklaşık üç saatlik uykudan sonra kalktığımda aklımdaki ‘Yarışı cut off’ a kalmadan bitiririm herhalde düşüncesi vardı. Yarış başlamadan önce ısınmaya başladım. Baktım ki koştukça, ısınıyorum ve bacaklarımdaki ağrı gidiyor derken o sırada start verildi. Bi baktım, aa koşabiliyorum. Saate bakıyorum 5 pace ortalama, yokuş aşağıya 4:30 koşmaya başlamışım. Beklemediğim bir şeydi bu. Tam da nasıl oldu bilemiyorum ama bu istediğimin ve beklentimin üstünde oldu. Amacım cut off’ a kalmadan bitirmek derken, 1 saat 40’ dakikada yarışı bitirdim. En büyük etmen de organizasyon ve parkurdu.

Ben traili ve yokuş yukarı yarışları seviyorum. Bisiklet parkuru da güzeldi. İlk yokuş aşağıya gidiyorsunuz, çamurlu, takur tukurlu bir yol. Çamurlu bir yolda yüzünüze çamur sıçrıyor, tren yolundan ve şırıl şırıl akan sulardan geçiyorsunuz, içmek istiyorsunuz ama bir an önce yarışı bitirmek için içmiyorsunuz. Çok dikkatli olmak gerekiyor. Derken son indiğiniz o yokuşu geri çıkıyorsunuz. Orda en küçük vitesle tin tin çıkmaya çalıştım. Bir ara ayaklar kasıldı, 60 saniye kadar yürüdüm sonra tekrar bindim. Bisiklet bittiğinde bir yalpaladım ama yarışı bitirecek olmanın mutluluk ve enerjiyle finişe geldim. Finişe gelirken Adnan Yahşi’ nin de ismimi anons etmesi beni ayrıca çok motive etti.

Herhalde o gün dünyanın en mutlu insanlarından biriydim. Hedefime ulaştım, bir hafta içinde iki ultra maraton ondan sonra bir de kros duatlon yaparak bir çılgınlık yaptım. Bilemiyorum bir daha yapar mıyım? Yine de yaparım ya. Çünkü acılar bitiyor bittikten sonra anılar kalıyor. Ben yapmak istediğimi yaptım ve hedefime ulaştım. Mutluyum.”

Kısaca Cevdet Alyılmaz Kimdir?

1964 Kars doğumlu Alyılmaz gençliğinde lisede güreş yapmış. Fakülteden sonra aktif spor hayatına 14 sene ara vermiş. Sonrasında Doruk Spor Dağcılık Kulübünde eğitimler almış yüksek irtifa dağcılığı yapmış. Ardından Doruk Dağcılık’ ın oryantering bölüm ile tanışmış. Bu süreçte hem yurt içinde hem de yurt dışında derece yaparak kürsü görmüş ve madalyalar kazanmış. O dönemde her iki oğlu Ege Üniversite’ sinde yüzerken o da yüzmeye başlamış. İlk kez 2013’ yılında Çiğli’ de yapılan duatlona katılarak triatlon camiasına adım atmış. 2018’ den itibaren triatlon yarışlarına katılan Cevdet Alyılmaz geçtiğimiz yıl tüm sezon boyunca yarışlara katılarak sezon sonunda yaş grubunda şampiyon olmuş.

Kedisini içtenlikle kutluyoruz.

Gelecek yazıda Dursunbey Kros Duatlonu veri analizi

Fotoğraflar: TTF web arşivi ve Cevdet Alyılmaz

Hazırlayan: Alpay AKHUN

5 Beğeni