Hafta sonunda Triatlon & Ironman Dünyasında Neler Oldu

Geçtiğimiz hafta sonunda “Triatlon” ve “Ironman” dünyasında iki çok önemli etkinlik gerçekleştirildi. Bunlardan biri “Ironman Dünya Şampiyonası” diğeri ise “Süper Lig Arena Oyunları Triatlonu” idi.

Ironman Dünya Şampiyonası

Geçtiğimiz yıl pandemi nedeniyle ertelenmiş olan 2021 Ironman Dünya Şampiyonası hafta sonunda Birleşik Devletler’ in Utah eyaletinde koşuldu. Böylece ilk kez bir Ironman Dünya Şampiyonası Kona-Hawaii dışında gerçekleştirilmiş oldu.

2021 Intermountain Healthcare IRONMAN Dünya Şampiyonası öncesi yarışın erkek favorileri arasında olan Jan Frodeno, Alistair Brownlee, and Gustav Iden gibi isimlerin yanında geçtiğimiz yılın Dünya Triatlonu (World Triathlon) ve Olimpiyat Şampiyonu olan Kristian Blummenfelt de bulunuyordu.

Geçtiğimiz yıl performansının zirvesine çıkan Blummenfelt, Ironman Dünya Şampiyonası’ ında 7:49:16’ lık müthiş finiş zamanıyla kürsüyü domine etti. 1994 doğumlu olan Norveçli sporcu, darftlı triatlon yarışlardaki üstünlüğünü draftsız uzun mesafe yarışlarına taşımış oldu. Olimpiyat şampiyonu sporcu elde ettiği bu başarıyla birlikte hem olimpik hem de Ironman Şampiyonu olan sayılı isimler arasına girmeyi başardı.

Ironman Dünya Şampiyonası kadınlar kategorisinin favori isimleri arasında Lisa Norden, Daniela Ryf, Jocelyn McCauley ve Anne Haug gibi isimler yer alıyordu.

Daniela Rfy, 8:34:59’ luk finiş zamanı ile kürsünün zirvesinde yer aldı. 1987 doğumlu olan Rfy, beşinci kez Ironman Dünya Şampiyonu olan sporcu, aynı zamanda beş kez de 70.3 Dünya Şampiyonu ünvanına sahip.

Son yıllarda AliStair Brownlee ve Kristian Blummentfelt gibi Dünya ve Olimpiyat Şampiyonlarının başarılarını uzun mesafeyle taçlandırma yoluna gitmeleri yeni bir trend gibi görünüyor.

Detaylar için linke tıklayınız

Süper Lig Arena Oyunları Triatlonu

Geçtiğimiz hafta sonundaki bir diğer önemli etkinlik ise özgün adıyla “Super League Arena Games Triathlon” olan yarışlar ilk kez “Esport Triatlon” yarışları olarak koşuldu.

İlk defa 2017 yılında start alan ve dünyadaki en üst seviyedeki elit atletlerin yarıştığı Super Lig yarışları bu yıl önemli bir değişim geçirerek hibrit bir formatla triatlon severlerin karşısına çıktı.

Bu yılki hibrit formatta sporcular yüzme etabını daha önce olduğu gibi açık suda yüzdüler. Ardından gelen bisiklet ve koşu etabı ise geçmişten farklı olarak Zwift üstünden gerçekleştirildi.

Dünya Triatlonu himayesinde ve online interaktif spor platformu olan Zwift ile Garmin’ in desteğinde gerçekleştirilen “Süper Lig Arena Oyunları Triatlonu” ilk kez farklı bir yapıda koşuldu. Bu yılki yeni uygulamayla triatlon dünyası da ilk kez resmi bir Esport Şampiyonası’ na şahitlik etmiş oluyor.

Bu yılki Süper Lig yarış serisi üç ayaktan oluşuyor. İlk yarış 9 Nisan’ da Münih’ te ikincisi 23 Nisan’ da Londra’ da ve son olarak final yarışı da 7 Mayıs’ da Singapur’ da gerçekleştirildi.

Geçtiğimiz hafta sonunda Singapur’ da koşulan erkekler finalinde Alex Yee, zorlu rakiplerinin arasında yarışı ikinci sırada bitirdi. İngiliz atlet toplam puanda en üst sırada yer aldığı için serinin Dünya Şampiyonu oldu.

Singapur kadınlar finalinde yine bir İngiliz sporcu olan Beth Potter Dünya Şampiyonu oldu. Potter tıpkı Alex Yee gibi final ayağını ikinci sırada tamamlamasına karşın üç yarışlık seride elde ettiği toplam puanla zirveye oturmayı başardı.

Süper Lig Nedir?

Süper Lig Triatlon yarış serisi son beş yıldır sezon başlamadan dünya çapındaki üst düzey performans sporcuları arasında gerçekleştiriliyor. Yarışlar 200m yüzme, 4km bisiklet ve 1km koşu şeklinde koşuluyor. Her sporcu bu süper sprint mesafeyi üç ayrı kez tekrar ediyor ve toplam süreye bakılarak şampiyon belirleniyor. Aslında bir çeşit karışık bayrak yarışına benzese de burada en büyük fark üç kez geçilen bu süper sprint mesafenin takım arkadaşlarıyla değil de tek bir atlet tarafından geçiliyor olması.

Detaylar için linke tıklayınız

https://superleaguetriathlon.com/races/

Yorumlu-Yorum

Dünya Triatlonu Nereye Koşuyor

1989 yılında Uluslar arası Triatlon Birliği adı ile kurulan (ITU) 1 Ekim 2020’ den itibaren adını ve logosunu yenileyerek Dünya Triatlonu (World Triathlon) markası haline geldi. Son yıllarda değişim süreci yaşayan kurum kurulduğu günden bu yana sürdürdüğü sprint ve standart mesafe yarışlarının haricinde görselliği arttırmak adına karışık takım bayrak ve süper sprint mesafe yarışlara önem vermeye başladı. Yanı sıra interaktif online platformlarla da işbirliğine gitmesi oldukça enteresan gelişmeler olarak düşünülebilir.

Şahsen bir yaş grubu sporcusu olarak uzun saatler boyunca süren ironman ve triatlon yarışlarını oturup tamamını izlemenin pek de heyecanlı olmadığını düşünüyorum.

Öte yandan geçtiğimiz pazar günü süper sprint mesafelerden oluşan “Arena Oyunları Triatlon” yarışlarını seyretmek hem çok daha kolay, hem de çok heyecanlıydı, gerçekten keyifle izledim.

Dünya Triatlonu, küresel bazda triatlona ilgiyi arttırmak ve seyirci çekmek için son yıllarda süper sprint ve takım bayrak yarışlarını öne çıkarmakta.

Bu yarışların TV’ lerin spor kanallarında daha fazla ilgi görmesi çok daha normal. Gelecekte bu tür kısa mesafeli ve daha heyecanlı şampiyona serilerinin çok daha fazla yaygınlaşacağına eminim.

Çünkü bir etkinlik ne kadar çok izlenebilirse o kadar popüler ve bir o kadar ticari değer taşımakta.

Ülkemizde henüz bu yönde görsellik ve cazibe anlamında bir çalışma yok. Bizde organizasyon eğilimleri git gide daha uzun mesafe yapmak üzerine evrilmiş durumda. Bunun son örneği Gelibolu Triatlonu, 107km bisiklet ve 23km koşu olarak karşımıza çıkıyor. Elbette bu kötü bir şey değil ama dünyada bu evrilme farklı yönde cereyan ediyor.

Tabi ki uzun mesafe yarışlarımız olmalı ama bu yıl geçen yıla göre iki adet sprint yarışımızın eksildiğini (Avşa ve Didim) standart mesafe yarışlarımızın da ironman tadında ama fairplaysiz (draft ihlalleri ve TT bisiklet eşitsizliği) koşulduğunu düşününce gündem beni bu satırları yazdırmaya itiyor.

Her yarışta olduğu gibi Mersin Yenişehir’ de koşulan standart mesafe yarışında birkaç yarışmacı yakını hariç hiç seyirci olmaması ve TV’ lerde yer bulmaması dikkat çekici bir unsur. Kısacası kendimiz çalıp kendimiz oynuyoruz gibi bir durum var.

Konu sadece seyirci konusu da değil. Konuştuğum bazı sporcular, az sayıda sporcunun katıldığı bu yarışta 40km yalnız başına monoton bir şekilde bisiklet çevirmekten ve TT adaletsizliğinden yakındılar. Draftlı ve çekişmeli yarışları özlediğimizi konuşup dertleştik.

Bu arada bildiğiniz üzere Federasyon Başkanı Bayram Yalçınkaya da Mersin’ de mücadele edip ikincilik kürsüsüne çıktı. Kendisini bir kez daha buradan tebrik ediyorum. Yarış sonrası kendisini kutladım ve ayaküstü izlenimlerini sordum.

Kısaca yarışa dair memnuniyetini ve elde ettiği başarıdan bahsederken; “Üstelik klasik yol bisikleti ile ikinci oldum.” diye bir ifade kullandı. Elbette bu ifadeyi iyi niyetli bir şekilde vurguladığını biliyorum ama nihayetinde Yalçınkaya, ben ve diğer klasik kadro kullanan tüm sporcular bu yarışlarda ciddi bir ekipman eşitsizliği yaşandığını biliyoruz. Ben buna başından beri son derece karşıyım ve karşı durmaya devam edeceğim.

Bunun birkaç basit çözümü var.
1- Draft serbest olsun TT bisikletler yasaklansın.
2-TT ve klasik yol bisikleti kullananlar ayrı puanlamaya tabi olsun.
3- Daha iyi bir çözüm önerisi olan varsa o da olur.

Neyse konu nereden nereye geldi. Mazur görün adı üstünde Huysuz İhtiyar…

NOT: Tüm yazılarımın amacı başkası gibi sistemin altını oymak değil, triatlon adına daha güzel şeyler yaşamak içindir…

Herkese bol triatlonlu günler dilerim…

Fotoğraflar: Ironman.com ve Superleaguetriathlon.com

Hazırlayan: Alpay AKHUN

1 Beğeni