İzmir Duatlonu 6150 ve Draft Rüzgarları

Hafta sonunda TTF 2022 yarış sezonunu İzmir duatlon ile açtı. Ülkemizde ilk kez standart (olimpik) mesafe olarak düzenleneceği duyurulan yarışlar henüz adı konmamış farklı bir mesafe üstünden koşuldu. Hem elit hem de yaş grubu yarışma mesafeleri reglamanda belirtilen mesafelerin oldukça üstünde olduğu görüldü.

466 Sporcunun kayıt yaptırdığı üç gün süren duatlon organizasyonunun ilk günü olan cuma günü elit, genç, yıldız ve m3’ lerin Kültür Park’ taki kit teslimi ve kayıtların ardından online teknik toplantıları gerçekleştirildi. Ertesi gün olan cumartesi sabahı güneşli ama serin esen karayel eşliğinde tamamı eğimsiz düz parkurda ilk önce elitler kategorisi start aldı. Öğlen saatlerinden itibaren güneşli bir havada koşulan yarışlar en son m3 kategorisinin mücadelesiyle son buldu. Aynı gün akşamüstü İnciraltı Kent Ormanı’ nda ödül töreni gerçekleştirilirken, yaş grubu sporcularının kit teslimi ve kayıtları Kültür Park’ ta, online teknik toplantısı da youtube üzerinden gerçekleştirildi.

Yılın ilk yarışında en dikkat çekici konu yaş grubu yarışmacılarına yarışma kitinin içinde verilen “Zikirmatik” oldu. Bildiğiniz gibi Standart mesafe duatlon yarışı ilk reglemanda bisiklet parkuru 40km’ yi dört tur üstünden geçtiği beyan edilmişti ama İzmir Belediyesi yarışa on gün kala bisiklet parkur mesafesini yarıya indirip kısaltınca yarışın tur sayısı sekize çıkartılmıştı. Kit dağıtımında atletletlerin turları sayabilmesi için zikirmatik dağıtımı da yapıldı.

Yarışların son günü olan pazar sabahı toplamda 208 yaş grubu sporcu bulutlu ve oldukça serin esen lodosun etkisi altında start aldı. Çok sayıda bisiklet ve koşu sporcusunun yaş grubu yarışlarına ilgi gösterdi. Türkiey Triatlon Federasyonu, İzmir Belediyesi ve sponsorlar beraberinde düzenlenen organizasyon öğlen 13:30’ da yine Kent Ormanı’ nda yapılan ödül töreniyle son buldu.

İzmir Duatlonu 6150

Yazının başlığındaki 6150 rakamı sanırım herkesin kafasında soru işareti yaratmıştır. Tıpkı belirtilenden daha uzun parkurda yarışan sporcuların kafasında soru işaretleri yarattığı gibi. Ben de bu yüzden ilk kez gerçekleştirilen standart mesafe duatlon (10k+40k+5k) yarışının gerektiğinden çok daha uzun olması nedeniyle 6150 rakamını kulanarak ironi yapmak istedim. Esinlendiğim yarış formatı ise Ironman’ in standart(olimpik) triatlon kategorisi yarışlarına verdiği isim olan “5150 Triatlon Yarışları”. Bu kategorideki yarışma mesafesi toplamı 5150 tuttuğu için (1.5k yüzme+ 40 bisiklet+ 10 koşu) “5150 Triatlon Yarışları” denir.


(Dünya Triatlonu yarışma kuralları PDF sayfa 100- Türkiye Triatlon Federasyonu Yarışma kuralları)

İyi de 6150 tam olarak neyi ifade ediyor diyebilirsiniz, açıklayayım. Cumartesi günü elit kategoride sprint duatlon koşan sporcuların gps haritasına bakanlar mesafelerinin reglaman haritasında belirtilenden daha uzun olduğu görmüştür. Sanırım benim gibi birçok kişi bunun Pazar günü yarışlarında düzeltileceğini düşünmüştür ama maalesef öyle olmadı. İlk 10k olması gereken koşu 12 küsür, 40km’lik bisiklet 43 küsür, son koşu da 6 küsür çıktı onlarca farklı sporcunun gps kayıtlarında.

Daha uzun olan bu parkurun toplamı, resmi yarış mesafelerinin arasında olmayan ve yeni bir mesafe olan 6150 rakamını ortaya çıkarttı. Ya arkadaşım, amma uzun ettin azıcık fazla koştunuz, ne var bunda diyenler olabilir ama kazın ayağı öyle değil.

Eğer dikkat ettiyseniz, A’ dan Z’ ye herkes yarış sonrası bu konudaki hoşnutsuzluğunu dile getirdi. Eğer yarış bitimindeki serzenişleri duymadıysanız sosyal medyaya bir göz atmanız yeterli. Yaş grubu kadınlar genel klasman birincisinden tutun da en yakın arkadaşlarımdan birinin yarış sonrası Adnan Yahşi’ nin mikrofonuna dile getirdiği gibi…

Kurallar Ne Diyor?

Kurallar gereği yarış mesafesi +, - %5 olabilir. Kısacası 10k’ lık bir parkurun yüzde beşi 500m dir. Parkur 12k olunca bu %20’ lik bir fark yaratıyor. Bisiklette de durum 43 km ile %7.5 aştığı gibi son koşu da %20 şeklinde fazla oluyor. Ya koşuverin gitsin diyenlere “Olmaz öyle saçma parkur mesafesi!” diyoruz. Kurallar neyse o uygulanmalıdır, aksi takdirde kaos oluşur. Nitekim dün bu farklar yüzünden birçok sporcu çok turlu bisiklet etabında tur ve mesafe korelasyonunu karıştırıp eksik tur attı, diskalifye oldu.

Benim en çok merak ettiğim konu parkur ölçümlerini kimin/kimlerin yaptığıdır. Günümüzde kreşe giden çocukların kolunda bile gps’li saat, telefon vb. her şey mevcut. Parkurdaki mesafe sapma nasıl oluyor da bu kadar büyük olabiliyor? Bu tür bir hatayı iş hayatında yapsanız adamı işten atarlar. Her seferinde aynı hatalar yapılıyor…

Geçtiğimiz aylarda arkadaşımın biri gelmiş bana İstanbul Boğaziçi Triatlonu’ nda hayatımın en iyi olimpik (draftsız!) süresini yaptım demişti. Yaparsın tabi dedim, bisiklet 2km kısa, koşu 1km kısa, üstüne de aslanlar gibi draft yaparsan Türkiye standart mesafe rekorunu bile kırarsın demiştim. İşin espirisi bir yana puanlı triatlon yarışlarımız Bordun, Dalyanrun falan gibi rengarenk ya da palyaço kıyafetleriyle yarıştığımız karnaval yarışlarından değil. Yarışlarımızda seçmeler yapılıyor, yılsonunda toplam puan üstünden kupalar veriliyor. Bir yarış kısa, bir yarış uzun olmaz ki!

Sözde Draftsız Standart Mesafe Yarışları

Asıl fairplay’ i bozan konu ise reglemanda “Darftsız” olduğu belirtilen yarışta hemen hemen herkesin draft yapmış olması. Resmen kör tuttuğuna draft yaptı desek yeridir. Kadın-erkek, genç-yaşlı demeden harika pelotonlar oluşturduk. Sebebi çok net sekiz turluk kısa parkurda aynı anda 200 kişi yarışınca draft yapmamak mümkün değil. Bu şekilde şimdiye kadar gerçekleştirilen yapılan tüm yarışlarda fairplay’ in olmadığını açıkça gördük. Maalesef kısa parkurlarda Ironman tadında draftsız yarışlar mümkün olmuyor. Hep yazdığım gibi bu maya tutmuyooor… Triatlon yarışları draft stratejisi üzerine kurulur ve yarışmanın ruhunu temsil eder. Umarım en kısa zamanda bu ruha geri dönüş yaparız.

Çünkü bu yıl ki takvime bakınca artık sadece iki tane draftlı sprint yarışımız kaldığını görebilirsiniz. Geçtiğimiz yıl yapılan Avşa ve Didim sprint yarışları maalesef yok. Nerdeyse sezonun %80’ i SÖZDE DRAFTSIZ yarışlardan oluşuyor.

Bu yarışlarda fairplayden ve fairgame’ i ihlal eden bir diğer konu da TT(Time Trail) bisikletlerin bu yarışlarda kullanılıyor olması. Triatlon yapan her sporcunun değeri 10-15 bin euro olan TT bisikleti yok, bırakın onu aero kaskı, aero jantı vb malzemeleri yok… Çoğu sporcu klasik yol kadrosuyla yarışıyor. Bu durum formula pistinde formula yarış arabalarıyla spor binek arabalarının yarışmasına benziyor. Bana kalırsa TT’ ler amacına yönelik olarak orta mesafe (Ironman 70.3) yarışlarında yarışmalı. Çünkü TT sahipleri bu tür yarışlara girmek için bunları alıyor.

Kimse üstüne alınmasın ama isterse herkes üstüne alınabilir. Artık kayıt ücretleri uçan bu tür orta mesafe yarışlarına pek gidilmiyor sanırım. Hal böyle olunca TT’ lerin kullanılacak mecrası kalmıyor tabi. TT sahiplerinden federasyona gelen talep doğrultusunda bizler de sözde draftsız yarışlara düz bisikletlerle katılmak zorunda kalıyoruz gibi geliyor bana. Sorunu söyleyip çözüm önerisinde bulunmayana sen de sorunun bir parçasısın denir. Peki o zaman alın size çözüm önerisi. Fairplay ve fairgame korumak için TT ve yol bisikleti triatlon yarışlarını ayıralım. Ne dersiniz?

Koşu Ayakkabıları Sepette mi Dışarı da mı Olmalı?

Bir başka tartışma konusu da yarışların ilk gününde yaşanan bir problem olan sepet dışındaki ayakkabı konusu. Bazı sporcular koşu etabından sonra ayakkabılarını sepetin önünde bıraktılar, çünkü bisiklet dönüşü tekrar giyeceklerdi ama sepete koymadıkları gerekçesiyle zaman cezası aldılar ve penalty box’ a bakmadıkları için diskalifiye oldular. Konuyu D.Ü. Öğretim Görevlisi Caner Çetinkaya ile tartıştık önce. Triatlonda kural gereği (ITU ve TTF) olduğu gibi bisiklet ayakkabısının ya bisiklet üstünde ya da sepette olması lazım, koşu ayakkabısı da sepetin dışında olması gerekiyor.

Cumartesi günü ilk koşudan sonra sporcular, bisiklete çıkarken koşu ayakkabılarını sepet dışında bırakmışlar ve zaman cezası almışlar. Penalty tabelasına da bakmayı unutunca bir kısım sporcu dikalifiye olmuş. Ben bu konuyu Pazar sabah transationa giren MHK Başkanı Begüm Özüekren’ e sordum ve World Triathlon’ nun (ITU) bu konudaki “duatlonda ayakkabı dışarıda kalabilir.” Kuralını hatırlattım. Begüm Hocam da bana “Yarışma komitesinin böyle bir karar aldığı yönünde bir cevap verdi. Emir demiri keser tabi, üstüne bir şey diyemedim.

Ezcümle

Bu arada Draft, mraft ne, standart mı orta mesafe mi, yok TT’ si olanlar olmayanlar… Gerçekten konu iyice grifit ve karma karışık bir hal almış durumda. Arkadaşım sen ne anlatıyorsun oturduğun yerden diyenler olabilir.

Neyse siz bana bakmayın. Bu yıl 55+’ da yarışıyorum, oldum tam bi huysuz ihtiyar. :slight_smile:

Sanırım Cem Yılmaz’ ın dediği gibi Little little in the middle…

Herkese iyi bir sezon diliyorum…

Not: Fotoğraflar Triatlon Medya TV nin halka açık yarışma arşivinden alınmıştır

Sonuçlar için linke tıklayınız
https://portal.triatlon.org.tr/tr/results/race/2022-izmir-duatlon-turkiye-sampiyonasi/

Fotoğraflar: Triatlon Medya TV

Hazırlayan: Alpay AKHUN

3 Beğeni

Her yarışta mutlaka bir gariplik veya hiç karşılaşılmamış bir yenilik olmasını artık, federasyonun bizi “alzheimer” den koruma çabası olarak yorumlayacağım :slight_smile:
Eline sağlık Alpay Hocam çok detaylı bir analiz olmuş.

1 Beğeni